SON SAYI : Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi

SAYI : 2

TARİH : 2024

İSTATİSTİKLER

  • 378
  • 772

SON SAYI : Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi

SAYI : 2

TARİH : 2024

Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi (ÇYYD), yerel yönetimler, kentleşme ve çevre sorunları konusunda gerek yurt içindeki gerek başka ülkelerdeki olay ve örnekleri, gelişmeleri, uygulama ve çözüm yollarını araştıran ve inceleyen özgün makaleleri kabul etmektedir.1992 yılından beri düzenli olarak yayınlanan Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi hakemli, ulusal bir yayındır. Yılda 4 sayı (Ocak, Nisan, Temmuz, Ekim) yayınlanmaktadır. Yayın dili Türkçedir. TÜBİTAK-ULAKBİM Sosyal Bilimler Veri Tabanı indekslerinde ve TR Dizin’de taranmaktadır. Dergide yayımlanan yazılar yazarın kişisel görüşünü yansıtır. Yayımlanan yazılar kaynak gösterilerek kullanılabilir.

MAKALELER

Belediye Meclis Üyelerinin Seçimi ve Nitelikleri Hakkında Belediye Başkanlarının Düşünceleri: Eskişehir Örneği

Yerel yönetimler; karar organları halk tarafından seçimle belirlenen, yerel coğrafi alanda faaliyette bulunan özerk kuruluşlardır. Yerel yönetimlerin genel karar organı olan meclislerin üyelerinin tespiti ve burada oluşan parti temelli sayısal çoğunluk, alınan kararların yönünü oldukça etkilemektedir. Bu çerçevede çalışmanın amacı, belediye başkanlarının büyükşehirlerde ilçe belediye meclis üyelerinin belirlenmesinde, hangi ölçütlerin belirleyici olması gerektiğini düşündüklerini saptamaktır. Bir büyükşehir ve on dört ilçe belediyesine sahip olan Eskişehir ili örneklem olarak seçilmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine görüşme tekniği kullanılmıştır. Bu kapsamda büyükşehir belediye başkanı ve ilçe belediye başkanlarıyla derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Belediye başkanlarının tamamı seçilme yeterliliğine sahip olan herkesin belediye meclisi üyesi olabileceğini belirtmiştir. Belediye başkanlarının önemli bir çoğunluğu mecliste alınan kararların yerindeliği açısından meclis üyelerinin bilgi ve uzmanlığa sahip nitelikli kişilerden oluşması gerektiğini ifade etmiştir. Büyükşehir Belediye Meclisinin temsil adaleti açısından zayıf olduğunu görüşmeye katılanların yarısından fazlası onaylamıştır. Meslek kuruluşlarının alanlarına ilişkin konularda mecliste görüş bildirmeleri, gerekirse bir rapor hazırlamaları önemli bir çoğunluk tarafından uygun görülmüştür. Ayrıca ilçe belediye meclisinde ihtisas komisyonu başkanlığı yapan kişilerin büyükşehir belediyesinde de aynı ihtisas komisyonunun başkanlığını üstlenmesi belediye başkanlarının önemli bir çoğunluğu tarafından sakıncalı bulunmuştur. Belediye meclislerinde kadın temsili konusunda da tüm belediye başkanları, kadın meclis üyesi sayılarının yetersiz olduğunu vurgulamış ve seçmen nüfusunun yarısını oluşturan kadınların yeterince temsil edilmediğini belirtmişlerdir. Görüşmeler sonucunda belediye başkanları, büyükşehir yasasının tekrar gözden geçirilerek yeniden düzenlenmesi ve yerel yönetimlerin daha fazla demokratikleştirilmesi yönünde görüş bildirmiş ayrıca ilçe belediyelerinin güçlendirilmesi konusunda hemfikir olmuşlardır.

  • Yazarlar : Güner Altınel Alper Özmen

    Sayfa No :

    Anahtar Kelimeler : Y e r e l Y ö n e t i m l e r , B ü y ü k ş e h i r B e l e d i y e s i , B ü y ü k ş e h i r İ l ç e B e l e d i y e s i , M e c l i s Ü y e l i ğ i

GÖRÜNTÜLE

Yerel Yönetimlerde Siyasal Katılıma Yön Veren Faktörler ve Belediye Seçmen İlişkisi: Beşikdüzü Belediyesi Araştırması

Yerel yönetimlerde siyasal katılım konusu oldukça geniş boyutludur. Çünkü yerel yönetimlerde siyasal katılım ekonomik, sosyal, psikolojik, etnik, dinsel ve kültürel gibi birçok faktöre bağlı olarak sürekli değişim göstermektedir. Siyasal katılım bir toplumun yönetim sisteminin belirlenmesi, yerel yönetim faaliyetlerinin sürekliliğinin sağlanıp vatandaşa etkin ve verimli hizmet götürülmesi hususunda en önemli faaliyettir. Dolayısıyla seçmenin siyasal katılımını etkileyecek olan nefret söylemleri, adayın kişisel ve fiziksel özellikleri, süreç karşısındaki tutumları, parti liderlerinin eylem ve eğilimleri gibi birçok faktör de son zamanlarda siyasal katılım konusunda seçmenin dikkatini çeken ve onu önemli ölçüde etkileyen faktörlerdir. Seçmenin siyasal katılım sürecinde yaşadığı problemler ve oy verme davranışını etkileyen faktörler, güncelliğini koruyan bir konu olduğundan ülkeden ülkeye seçimden seçime hatta toplumsal yapıya bağlı olarak değişebilmektedir. Siyasal katılım konusunda birçok araştırma yapılmış ancak bu araştırmalar siyasal katılıma yön veren faktörler konusunda eksik kalmıştır. Bu çalışmada yerel yönetim deyince akla ilk gelen birim olan belediyeler ve demokratik katılımın önemli bir aşaması olan siyasal katılım arasındaki ilişkinin ortaya çıkarılması, seçmenin siyasal ve demokratik katılımını sağlayan ve onun gelişmesine yardımcı olan faktörler belirlenmiştir. Fakat belediye ve seçmenin siyasal katılımını konu alan ve aralarındaki etkileşimi inceleyen yeterli sayıda literatür çalışması bulunmamaktadır. Bu nedenle çalışmanın araştırmayı önemli kılacağı düşünülmektedir. Çalışmada, yerel yönetimlerin tanımı yapılarak etkin ve verimli bir yönetimin demokratik açıdan ana unsuru olan yönetime katılmanın kavramsal çerçevesi oluşturularak katılımcı demokrasi anlayışı ele alınmış ve yerel yönetimlerin katılımcı demokrasiyi uygulama biçimi ifade edilmiştir. Bölge halkının, bölgenin yönetimine dair siyasal katılımı ve temsiliyet problemi de irdelenmiştir. Bunun yanı sıra Türkiye yerel yönetimlerinde siyasal katılım konusu Amerika ve bazı Avrupa ülkelerinin yerel yönetimlerindeki siyasal katılımı ile karşılaştırılmıştır. Ayrıca Türkiye’nin birçok bölgesinde gerçekleştirilmiş olan saha çalışmaları neticesinde siyasal katılıma etki eden faktörler ortaya konarak çalışmayla benzer ve farklı yönleri ve yerel demokrasinin hangi ilkelerle ön plana çıktığına dair bir analizi yapılmıştır. Çalışmanın yönteminde belgesel kaynak taraması ve gözlem metodu uygulanmış, veri toplama yöntemi olarak ise katılımcı gözlem ve anket yardımıyla toplanan verilerin analizi yapılmıştır. Böylece katılımcıların sosyo-demografik özellikleri belirlenmiş ve hem yerel demokrasi hem de siyasal katılımla ilgili görüşleri ortaya konmuştur.

  • Yazarlar : Handan Yılmaz

    Sayfa No :

    Anahtar Kelimeler : y e r e l y ö n e t i m l e r , s i y a s a l k a t ı l ı m , s e ç m e n , b e l e d i y e

GÖRÜNTÜLE

Türkiye’de Kentleşme Sürecinde Göç ve Toplumsal Entegrasyon

Kentleşme ve göç, günümüzde gelişmekte olan ülkeler için temel sosyal meselelerden biridir. Tarih boyunca kentler, toplumsal gelişimin merkezleri olmuş ve sürekli bir göç dalgasına maruz kalmışlardır. Kentler; ekonomik cazibeleri ve insanlara daha iyi yaşam şartları sunma potansiyelleri sebebiyle göç hareketlerinin artmasına ve yoğun göç olaylarının yaşanmasına neden olmuşlardır. Bu kapsamda göç olgusu, başlangıçta ekonomik ve toplumsal kalkınma ihtiyacıyla ortaya çıkmış olsa da günümüzde kökeni ve dinamikleri bakımından farklılık göstererek çeşitlenmiş ve niteliği değişmiştir. Endüstri devrimi sonrası öncelikle ekonomik nedenlere dayalı olan göç hareketleri, günümüzde artık siyasi ve temel insan haklarıyla ilgili sebeplerle de meydana gelmektedir. Bu durum, göçlerin niteliğini değiştirmekte ve göç olgusunu yönetme yaklaşımlarını etkilemektedir. Daha önce iç göçe odaklanan göç politikaları, son zamanlarda uluslararası etkileşimi olan çok taraflı bir göç politikası ve yönetimi gerektirmektedir. Bu süreçte göçler, gerçekleştiği kentsel alanların kullanımını ve kentlerin yeniden şekillenmesini, gelişimini ve dönüşümünü etkileyen bir döngü olarak görülmektedir. Bu bağlamda, kentlerin sağlıklı bir dönüşüm süreci geçirebilmesi için, göçmenlerin kente uyum sağlaması, entegrasyonu ve kentle bütünleşmeleri hayati önem taşımaktadır. Bu çalışmada, günümüzde sıkça yaşanan göç hareketlerinin kentleşme süreciyle ilişkisi ele alınmakta, göçmenlerin kente entegre olma ve kentle bütünleşme süreçleri incelenmektedir.

  • Yazarlar : Mehmet Akif Özer Serpil Yıldırım

    Sayfa No :

    Anahtar Kelimeler : G ö ç , K e n t , E n t e g r a s y o n , U y u m .

GÖRÜNTÜLE

Türk Milliyetçiliğinin Çevre Anlayışı: Fikir Kökleri, Politikalar ve Söylemler

Bu makale, Türk milliyetçiliği siyasi hareketinin ideolojik dayanağı olan Alparslan Türkeş tarafından ortaya konulan Dokuz Işık ilkelerinin ve bu doğrultuda kurulan Milliyetçi Hareket Partisinin (MHP) çevre politikaları incelenmektedir. Bu inceleme, öncelikle milliyetçi ideolojinin kendi iddia ettiği gibi Türk kültürü ve İslam inancı temeline dayanıp dayanmadığı sorgulamasıyla başlamıştır. Bu amaçla İslam dinini kabul etmeden önce Türk düşünce biçimini ve evren tasarımını ortaya çıkartan mitolojik ve tarihi kanıtlar üzerinden Türklerin doğa ve çevre anlayışının saptanmasına çalışılmıştır. Bundan sonra İslam dininin doğa ve çevreye bakışını özet halinde ortaya koyabilmek için Kur’an-ı Kerim ayetlerine ve Hz. Muhammed’in hadislerinden örneklere başvurulmuştur. Bundan sonra Türklerin kitlesel olarak Müslüman olmalarından sonra toplum, kültür ve devlet hayatında doğa ve çevre konularına yaklaşımı gösterecek örnekler ele alınmıştır. En sonunda da kuruluşundan bu döneme MHP tarafından ortaya konulan çevre politikalarının örnekleri incelenerek kültürel ve dini referansların izleri araştırılmıştır. MHP’nin çevre politikalarının kadim kültürel birikimi ve İslam dininin yaklaşımlarıyla uyumlu olduğu, diğer konulardaki politikaların da çevreye duyarlı olarak belirlendiği gözlenmiştir.

  • Yazarlar : Hasan Kalyoncu Süleyman Güngör

    Sayfa No :

    Anahtar Kelimeler : M i l l i y e t ç i H a r e k e t P a r t i s i , D o k u z I ş ı k , ç e v r e , ç e v r e p o l i t i k a l a r ı , T ü r k k ü l t ü r ü

GÖRÜNTÜLE

Sürdürülebilir Kalkınma İçin Turizm Olanaklarının Geliştirilmesi: Kuşadası Örneği

Sürdürülebilir kalkınma kendi kendine yetebilen, ekonomik anlamda kalkınmış, kaynaklarını koruyan ve halkının refahını sağlamış şehirler yaratmak için kullanılmaktadır. Sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için özellikle gelişmekte olan ülkeler çeşitli uygulamalar geliştirerek doğal kaynaklarını korumakta, ulusal politikalara ve planlarına sürdürülebilirlik ilkelerini dahil etmektedir. Kalkınma modeli olarak sürdürülebilir turizmi amaç edinen bölgelerde hem turizme yeni bir bakış açısıyla bakılmakta hem de sürdürülebilir kalkınma hedefleri uygulanmaktadır. Sürdürülebilir turizm; çevre kaynaklarının korunması, ekonomik gelişme ve yerel halkın sosyal fayda elde etmesiyle oluşan bir sistemdir ve bu sistem, sürdürülebilir turizm politikaları ile birlikte günümüzde elde edilen faydanın gelecekte de devam etmesini sağlayabilmektedir. Bu bakış açısıyla Kuşadası’nın turizm potansiyeli incelenmektedir. Kuşadası özellikle çevresindeki arkeolojik alanları, limanına çok sayıda uluslararası kruvaziyer gemisinin gelmesiyle ve büyük bir milli parka sahip olmasıyla sürdürülebilir turizmi için önemli girdilere sahiptir. Bunun yanında şehir içinde varolan tarihi kentsel dokuya sahip mahalleler ve tarihi yapılar da Kuşadası’na artı değer katmaktadır. Fakat sahil şeridindeki birçok yerleşim gibi yaz-kış nüfus farkı ve 2. evlerin senenin çoğu zamanında kapalı olması, kentsel yaşamı ve yönetimi olumsuz etkilemektedir. Bu özelliklerinin yönetilmesi ve Kuşadası’na çevresel, sosyal ve ekonomik fayda sağlayacak yaklaşımların gerçekleştirilmesi için bazı eylem planları paylaşılmaktadır. Bu eylem planlarının başında Kuşadası Kent – Çevre Çalıştayları gelmektedir. Kademeli olarak yapılan çalıştaylarda sorunlar ortaya konduktan sonra farklı bakış açılarından uzman kişilerle kısa-orta ve uzun vadeli Kuşadası’nda sürdürülebilir turizm için ele alınması gereken konular saptanabilir ve çözüm yolları ortaya konabilir.

  • Yazarlar : Alım Selin Mutdoğan M. Kemal Öktem

    Sayfa No :

    Anahtar Kelimeler : S ü r d ü r ü l e b i l i r k a l k ı n m a , s ü r d ü r ü l e b i l i r t u r i z m , K u ş a d a s ı

GÖRÜNTÜLE